Lapland gezisi hakkında oluşturduğum yazının ikincisi. İlki burada. Resimlere tıklayıp büyük hallerini görebilirsiniz.

Kesinlikle söyleyebilirim ki Tundra iklimi ve bitki örtüsü şu ana kadar gördüğüm beni büyüleyen şeyler listesinde ilk beşe girer. (Birincisi kuzey ışıkları, yeri gelince onu da anlatacağım.) Onbeş yirmi kilometrede bir ortaya çıkan tek tük kırmızı evler dışında, uçsuz bucaksız bir alan boyunca insan yapımı hiç bir şey göremiyorsunuz. Bu bende orada olduğum süre boyunca bitmek bilmeyen bir huşu hissi oluşturmuştu.

Tundra

Alta’dan kuzeye doğru ilerliyorduk. Akşam saatleriydi fakat hava hiç bir şekilde kararmıyordu. Kutup çizgisinin üzerinde olduğumuz için geceyarısı güneşini yaşıyorduk. Birlikte gezdiğim arkadaşım uyuyordu, arabayı ben sürüyordum. Yol ayrımına geldiğimizde rotamıza ters olmasına rağmen insiyatif alarak Hammerfest‘e doğru gitme kararı aldım. Hammerfest, ufak bir kasaba. Gece 12 gibi buraya vardığımızdan burayı es geçtim ve geceyi geçirmek üzere Forsøl’e devam ettim. Uygun bir deniz kıyısına arabayı park ettim ve ben de uyumaya başladım.

Sabah kalktığımızda bir ren geyiği sürüsü tarafından çevrilmiştik. Onlarla oyalandıktan sonra kahvaltı yapmaya başladık. Burası ilk geceyi geçirdiğimiz yer:

Forsöl

Kahvaltıdan sonra etrafı gezmeye başladık. Gördüğümüz ilk tepeye tırmandık. Deniz kenarında oluşmuş ufacık bir kumsal gördük:

kumsal

Aşağıda piknik yapmaya gelmiş ufak çocuklardan oluşan bir grubu gözümüzü kestirip yanlarına indik.

nordic çocuk

Hedefimiz o gün içinde Nordkapp’a varmak olduğu için dönmeye başladık. Bazı ihtiyaçlarımız için Hammerfest’e tekrar uğradıktan sonra Skaidi’den kuzeye doğru devam etmek istiyorduk.

Comment now!
















Trackbacks